Sevelim, Sevelim, Sevelim
O bir pınar ki akar ha akar, o bir ateş ki yakar ha yakar…
Varlığımız sevgi üstüne. Sevelim çocuklar sevelim, sevebileceğimiz kadar.
Gökyüzü tertemiz, yer bembeyaz, Kerem ise musmutluydu. Lapa lapa yağan karın altında arkadaşlarıyla kar topu savaşı yapıyordu. Yaptıkları kardan adam ise boynunda atkısı, başında şapkası, uzaktan onları izliyordu. Ama artık hepsinin eve gitmesi gerekiyordu. Çünkü burunları domates gibi kıpkırmızı olmuş ellerini soğuktan oynatamayacak hâle gelmişlerdi. Hâl böyle olunca yarın tekrar buluşmak üzere oyunlarını bitirmişlerdi.
Kara bastıkça çıkan “Gırç gırç” sesle...    içeriğin devamını yalnızca abonelirimiz görüntüleyebilir. Abone olmak için tıklayınız.



























