Sevelim, Sevelim, Sevelim
O bir pınar ki akar ha akar, o bir ateş ki yakar ha yakar…
Varlığımız sevgi üstüne. Sevelim çocuklar sevelim, sevebileceğimiz kadar.
Soğuk bir kış günü, sobanın üstünde kaynamakta olan çayın fokurtusu, pişmekte olan kestanelerin kokusu ve yanmakta olan odunların çatırdamaları tüm odayı kaplamıştı. Dışarıdaki soğuğa rağmen sıcacık olan bu odada Çağrı, sobanın yanına oturmuş, yağan karı izlemekteydi. O sırada dışarıda gezinen bir kedi gördü. “Keşke vücudumda kedide olduğu gibi beni ısıtan deri tabakası olsaydı. Böylece ben de dışarıda özgürce gezebilirdim. Sobanın sıcağına bağlı kalmaz, mevsim kış da olsa her yerde rahatlıkla oynayabilirdim.” diye düşündü.
...    içeriğin devamını yalnızca abonelirimiz görüntüleyebilir. Abone olmak için tıklayınız.

























