Sevelim, Sevelim, Sevelim
O bir pınar ki akar ha akar, o bir ateş ki yakar ha yakar…
Varlığımız sevgi üstüne. Sevelim çocuklar sevelim, sevebileceğimiz kadar.
Aynanın karşısına geçti Buket. Anneannesinin ördüğü turuncu tavşanlı süveterini giymek için şahane bir gündü. Ayaklarına da yeşil yün çoraplarını giyerse ondan sıcağı bulunmazdı. Böylelikle hazırlanıp çıktı yola. Yolda giderken bir tabela çıktı karşısına “Dikkat dikkat! Değerli ve eşsiz olduğunu şimdi derinden hissetmenin tam zamanı!” Ardından bir tabela daha okudu gözleri. “Sağlıklı yolculuklar için on dakika durun ve sizi eşsiz yapan şeyleri düşünün.” Buket’in ilgisini çekmişti bu tabela. Du...    içeriğin devamını yalnızca abonelirimiz görüntüleyebilir. Abone olmak için tıklayınız.


























