Sevelim, Sevelim, Sevelim
O bir pınar ki akar ha akar, o bir ateş ki yakar ha yakar…
Varlığımız sevgi üstüne. Sevelim çocuklar sevelim, sevebileceğimiz kadar.
Eren bir gün arka bahçelerinde bir bitki gördü. Bu bitki diğer çiçeklere benzemiyordu. Özel bir tür olmalıydı. Öyleyse bu özel bitkiye kendisi bakmalı, suyunu kendisi vermeliydi. Düşündüğü gibi de yaptı Eren. Her gün suyunu vermeyi, onunla konuşmayı ihmal etmedi. Böylelikle günler geçti. Takvimler değişti. Tavuklar yumurtalarını verdi. Ama Eren’in kıymetli bitkisi bir türlü büyümemişti. Kendisi bu kadar çabalarken sorun neydi acaba?



























